(1917-1985) Karaçay-Malkar şairi. Malkar köylerinden Ogarı Çegem’de doğdu. Küçüklüğü dağlarda çobanlık yaparak at sırtında geçti.

Edebiyata olan yeteneği bu yaşlarda ortaya çıktı. Çegem’de orta okulda okurken şiirler yazmaya başladı. 1935 yılında Moskova’da Lunaçarskiy Tiyatro Enstitüsüne girdi. Aynı sırada Edebiyat Enstitüsü’ne de devam etti. 1940 yılında İkinci Dünya Savaşı’na giren Sovyet ordusunda askere alındı. 1944 yılında bütün Malkar halkıyla birlikte Orta Asya’ya sürgüne gönderildi. Sürgün dönüşü 1958’de Moskova’da edebiyat derslerine devam etti. İlk şiir kitabı Salam Ertdenlik (Selam Sabah) 1940’ta yayımlandı. 1958 yılında şiirlerinin iki ciltlik antolojisi çıktı. 1966 yılında yayımlanan Caralı Taş (Yaralı Taş) adlı şiir kitabı Maksim Gorkiy Devlet Ödülünü kazandı. 1974’te yayımlanan Cer Kitabı (Yer Kitabı) adlı şiir kitabı Sovyetler Birliği Devlet Ödülü’nü kazandı. Karaçay-Malkar şiirinin en büyük ustası kabul edilen Kaysın Kuliyev şiirlerindeki güçlü tasvirler, anlatım gücü ve zengin hayal dünyası ile bütün Sovyetler Birliği şairleri arasında önemli bir yere sahip oldu. Yaşadığı sıkıntı ve eziyet dolu hayat, Kafkasların dağ zirveleri arasında zor bir yaşantı sürdüren Karaçay-Malkar halkının hayat mücadelesi, sürgün yıllarındaki vatan özlemi onun şiirlerinin konuları arasında yer aldı.
Eserleri:
Salam Ertdenlik (Selam Sabah) (1940), Caralı Taş (Yaralı Taş) (1966), Cer Kitabı (Yer Kitabı) (1974), Nazmula (Şiirler) (1988), Cazganlarını Üç Tomlu Cıyımdıgı (Eserlerinin Üç Ciltlik Antolojisi) 1981

YURDUM

 Oy, destanların yuvası – yurdum,
 Oy, yiğitlerin anası – yurdum,
 Temiz sularını içiren yurdum,
 Büyüten, hayat, güç veren yurdum.

Seni düşmana bırakıp gitmekten,
Kanlı düşmanlarımıza terk etmekten,
Onların seni esir etmesinden,
Kirli askerlerinin çiğnemesinden ise,

 Son kurşunumu atarım,
 Savaşta kartal gibi vuruşup.
 Seni kucaklayıp, ölüp yatarım,
 Göğsümü düşman kurşunu delip.

Korkak ayağımın senin bir çöpüne
Basmasından ise, kahraman ölüm
Yatsın kutsal göğsünde!
Sana düşmanın sahip olduğunu görüp,

 Durmadan kalbim kömür olarak,
 Onu savaşın ateşleri çiğnesinler.
 Taşların kızdırdığı toynaklarıyla,
 Geçsinler cesedimin üzerinden!

Düşmanın dövdüğü, eziyet ettiği anaları
Gitmektense bırakıp geriye,
Kahraman ölüm yatsın onların
Önünde, kan lekesi yamçıda.

 Onların kederli oğullarının
 Korkak arkama geçmelerinden ise,
 Aksınlar anaların gözyaşları
 Savaşta ölen cesedimin üzerine.

Kuşların kanat sesini
Korkak kulaklarım ile duymaktansa,
Ölümün üzerinde uçsunlar kuşlar,
Kız kardeşlerim gibi ağıt yakarak.

 Mingi Tav(1) Seni düşmana bıraktığımı
 Gözlerimle görmektense,
 Saçımı kahramanca ölen başımda
 Hüzünlü ayazınla okşa sen.

Sizsiz nasıl yaşarım, dağlarım,
Elbruz Dağım, Dıh Tav’ım(2), Kazbek’im(3),
Dolanbaçlı yollarım, ak kayalarım,
Sizsiz nasıl yaşarım ırmaklarım!

 Nasıl unutursun Bashan’ı(4), Terek’i(5)?
 Dostlarım sizsiz kim arkadaş eder beni?
 Sizsiz nasıl yaşarım kuşlarım,
 Sizsiz nasıl yaşarım şölenlerim?

Sizsiz nasıl yaşarım, destanlarım,
Sizsiz ne yaparım masallarım,
Dağlı analar, Dağlı ihtiyarlarım,
Sizsiz nasıl ölürüm, dağlarım ?

 Kartal benzeri yurdum, sensiz kalıp,
 Durmaktansa kanım akarak,
 Arzu ediyorum: Seni sıkıca kucaklayıp,
 Kan lekesi göğsünde yatmayı!

 * * *
 1 Mingi Tav (Elbruz Dağı): Karaçay-Malkar ülkesinin ortasında yer alan ve 5.642 metrelik zirvesi ile Kafkas Dağları’nın ve Avrupa kıtasının en yüksek dağı.
 2 Dıh Tav: Malkar bölgesinde yükselen ve 5.203 metrelik zirvesiyle Kafkasların ikinci en yüksek dağı.
 3 Kazbek: Gürcistan’da yer alan ve 5.047 metrelik zirvesiyle Kafkas Dağları üzerindeki önemli dağlardan biri.
 4 Bashan: Elbruz Dağı’ndan doğan, Kafkasya’daki önemli ırmaklardan biri.
 5 Terek: Hazar Denizi’ne dökülen, Kafkasya’daki büyük bir ırmak.

 (Çeviren: UFUK TAVKUL / Kardeş Kalemler Mart 2011)

Submit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Şərh yaz


Təhlükəsizlik kodu
Yenilə